THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

2 Aralık 2009 Çarşamba

kombinezon ve renkli ruyalar vol.4

Bir önceki yazımda size kurbanlık maceramızı anlatmıştım. Yorumlardan da anladığım kadarıyla neler olduğunu merak ediyorsunuzdur diye düşünüyorum. Neler olmadı ki..


Vacip bayramın ilk günü erkenden kalkıp bayram namazına gitti. Beni de kaldırdı. Kurban keseceğimiz için dua okumam gerekiyormuş namaz kılıp. Ben de kalktım artık gönlü olsun diye gözümden uyku aka aka allam günah yazma; ama napıyım ben anlamam bunun prosedüründen falan.. Her neyse camiye gitti geldi, dedi ki; bayramın geleneği camiden sonra kahvaltı sofrasına oturmaktır. O eve gelene kadar hazırladım bi şeyler ama benim aklım kahvaltıda falan mı ben kurbanlıkla nasıl uğraşıcaz diye düşünüyorum.Tövbe tövbe..

Bana kalsa verelim bi fukaraya işini de görsün etini de alsın karnı doysun..
Kahvaltıda da bu konuyu açtım. Araştıralım birileri alsın dedim ama yok illa kendi usulünce kesip dağıtacak bi kısmını da kendine ayıracakmış. Ay yok ben hayatta uğraşamam dedim. Olmazmış elim değmeliymiş başladı hemen. Ne yapıp edeceğimi bilmeden biz çıktık yola. Eve yakın kesim alanı kurmuşlar gittik. Ben bakamam zaten bunlar kendileri bi kısmını halletti. Ama en incik boncuk işler kalmış durumda. Ben zaten durmadım bu arada işi bilen birilerini arıyorum. Ordan iki kadın bir adam geldi biz işte para karşılığı hazırlıyoruz, siz uğraşmıyorsunuz falan diye. Benim de işime geldi Vacip'i de zar zor ikna ettim. Zaten hayvancağız gözümün önünde lime lime olmuş ben hayatta dokunamam edemem dedim; ama farkındayım o da kötü üstüne gittim kabul etti.

Her neyse bu elemanlar başladı bizim koyunu -ay yavrum ya hala içim acıyo- iyice kesmeye biçmeye ay ben bir kötü oldum orda midem kalktı bir, içim acıyor ağlamaklıyım koyunun melemeleri daha kulağımda iki.. Ben dedim gidiyorum Vacip, ilerde bi kafe var oraya oturayım en azından içim kaldırmıyo. Zaten rengim atmış benim o ara. Yazık onun da içi rahat etmedi ben bırakayım diye cafeye kadar geldi.

İşte olanlar o arada artık ne olduysa cafe 3 dak mesafe düşünün. Beni cafeye bıraktı geri döndü 6 dakika. İşte o 6 dakika içinde bizim elemanlar bizim kurbanlıkla yerle yeksan oldular. Aradık taradık yok. Etrafta kimse de bilmiyor. Nasıl kaçırdılar aklımız almıyor zaten. Polise kadar gittik. Meğer böyle oluyormuş tek tük. Ama o kadar şey nasıl kaçırdılar hem de kimse görmeden(!)..

Ay sormayın nasıl olduğumu. Resmen kendimi suçlu hissediyorum şu anda. Ama orda da kalsam bayılır giderdim. Vacip zaten kendine gelemedi hala. Beni de suçlamıyor ama biliyorum içten içe düşünüyor.

Ama o ben bırakayım dediğinde ben bekle sen ben giderim demiştim:(
Napalım diyorum artık kısmet değilmiş.Yoksa içimden hiç istemediğimden cezalandırılmış olabilir miyim:( Of of.. Kırk yılda bir Vacip sayesinde ben de sevaba giricektim o da yalan oldu..

Bu bayram bize hiç yaramadı...

2 itiraf:

tom's diner dedi ki...

gecmis olsun ... ne diyelim... isteksiz sikişten pic dogarmıs derler sizinki de o hesap...

ama allahta (ne kadarda inanmasamda )bellarını versin diyorum... daha da bed dua okayabilirim...

jartiyer dedi ki...

ya biliyorum kızıyorsunuz bana ama çok komik be tatlım (= vacip bey olayı atlatabildi mi??